Rahmetli Erol Haydar Shaydulin

Peygambere hakaret

15.11.2011
Muharrem Bayraktar
mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Okan Bayülgen’in programında Hakkı Devrim adlı sözümona “gazeteci duayeni” Hz. Peygemberle, Kanuni’yi karşılaştırırken “Bir kabile şefiyle bir imparatorluğun başında bulunan kişiyi yan yana koymamak lazım” der. Güya duayen, ama zır cahil. Hz. Peygamberin bir kabile şefi olmadığını, bir devlet adamı olduğunu dahi bilmeyecek kadar cahil. Okun Bayülgen de programı kurtarmak için “Hakkı Devrim, o ifadeyi siyasi anlamda kullandı” diye bir takım zırva teviller yaparak daha da batırdı. Susun kardeşim cahilsiniz işte, bunu kabule edin. Köşesinde yıllarca “o kelimenin aslı şudur, o harf öyle yazılmaz böyle yazılır” diye teraneler okuyan zatın, kendi toplumunun Peygemberine böylesine cahilce yaklaşması ancak bizim Bab-ı Ali’de olur. Ama daha önemlisi var. Hakkı Devrim’in bu sözlerine kızan ve “Seni gidi Peygamber düşmanı” dercesine yorumlar yapanlar arasında hocaefendi medyası da var. Bu hocaefendi ki yazdığı kitaplarda, “Mümin olmak için Hz. Muhammet’e inanmaya gerek yok. Peygembere inanmayanlara da rahmet nazarıyla bakmak lazım” demedi mi? Bu medya aynı görüşü paylaşmadı mı? Sizce, Hz. Peygambere “kabile şefi” diyenler mi yoksa “ona inanmaya gerek yok” diyenler mi daha büyük cinayet işliyor?

Ali Haydar’ın ardından

Ölümleri yazmak zordur. Çok zordur. Benim de en zor kaleme aldığım yazılar ölüm yazılarıdır. Gelen bir telefonla daha bir kaç gün önce bir arada olduğunuz bir dostunuzun vefat ettiğini öğrendiğiniz de yaşadığınız depremi satırlarla dökmek dünyanın en zor olaylarından biridir. Ali Haydar Şaydulin. Bir Tatar delikanlısı. Daha 30’lu yaşlarda. Dinamik, azimli, çalışkan. Bir Haydar Baş sevdalısı. Memleketi Tataristan’da ve Rusya’da yüzlerce kişinin Müslüman olmasına vesile olmuş bir yiğit. Görünüşte sessiz sakin biri ama içinde okyanuslar, sıradağlar taşıyan bir derya. Eline tesbih, yüreğine Dini Mübini İslam aşkı verenlerle birlikte 15 yıldan beri dünyanın he yerine “emri bir maruf” meşalesini taşımış bir gönül eri. O, günümüzün Ahmet Yesevi’lerinden. Hacı Bektaşı Velilerinden. Orta Asya’dan açan bir aşk ve hizmet gülü. Gün geldi Milli Ekonomi Modeli’ni anlattı, gün geldi Ehl-i Beyet kurultayında Hz. Ali’nin çağlar ötesinden gelen mesajını, tebliğ olarak sundu. “Bu güzel adam”, geçtiğimiz Cuma günü Rusya’da evinin önünde geçirdiği bir trafik kazasında maalesef hayatını kaybetti. Yüreğimize derin acılar koyarak gitti. “Her nefs ölümü tadacaktır” buyruğu ile teselli buluyoruz elbet. “Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber” diye avunuyoruz elbet. Ali Haydar’ın gök kubbede bıraktığı hoş seda ile seviniyoruz elbet. Güle güle Ali Haydar. Seni inşaallah Hz. Ali’nin komşusu, Ahmet Yesevi’nin dostu olarak uğurluyoruz. Hakka emanet ol yiğit çocuk. Genç alperen, güle güle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla