YÖNETİME GENEL BİR BAKIŞ öğüt Yıl 4 Sayı 46 Nisan 1989

 

Rahmetli Ahmet KAYHAN öğüt sayfa 12

Yönetim, bir işi çekip çevirmek, idare etmektir.
Yönetimlerin başarısı, toplumun müreffeh bir seviyeye ulaşması ile doğru orantılıdır. Maharetle yönetilen bir devlette, zor, hatta imkânsız gibi görünen meselelerin başarılı ve sürekli olarak çözülmesi, o toplumu ve devleti yüceltirken, devlet idaresinde mevcut imkânların bile yerinde kullanılmaması, toplumu daha da problemli kılar ve bunalımlara iter. Tarihte yok olmaya mahküm olmuş devletler, idaredeki başarısızlıkları sebebi ile bu akıbete uğramışlardır.

Yönetim, bir işi çekip çevirmek, idare etmektir.Yönetim, en eski bilimdir. Tarih boyunca insanlar ya yönetmiş, yahut yönetilmiştir. Yönetim, bilim olmadan önce, insanlar, sağduyuları ile bu işi yürütmüşler, medeniyet geliştikçe, yönetim alanına da teoriler ve kurallar girmiş; diğer bilim alanları ile ilişkili bir bilim dalı olmuştur.

Eskiden toplum içindeki kabiliyetli, hünerli kişilere lider gözü ile bakılırdı. Toplumu onlar yönetirdi. Daha sonraları bu görevi din adamları üstlenmişlerdir.

Yönetim bilimi her ne kadar yeni bir bilim dalı ise de, köklü bir tecrübe alanı vardır. Birçok devlet adamı bu alanda kitap yazmıştır. Özellikle hükümdarlar ve devlet büyükleri, devlet işlerinin nasıl yürütüleceği hususunda öğütleri ihtiva eden kitaplar bırakmışlardır. Aristo-Politika, Eflatun-Cumhuriyet, Hz.Ali-Devlet Adamlarına Öğütler (Mısır valisine yazdığı mektup), ‘Nizamü’ I-Mülk-Siyasetname, Defterdar Sarı Mehmet lPaşa-Neşayihü’I-Vüzera ve’lÜmera (Devlet Adamına Öğütler), İbn-i Haldun-Mukaddime, Farabl-EI-Medinetü’l-Fazıla, Muhammed Hamidullah-İslâm’da Devlet İdaresi, Harun Han Şirvani-İsIâm’da Siyasi Düşünce ve İdare, GazaIi-Nasihatü’ l-Melik gibi kitaplarda hep yönetim ve devlet idaresinde dikkat edilecek hususları belirtmişlerdir.

Yönetimin Tarihi

Batı kaynaklı kitaplar yönetim biliminin başlangıç tarihini 1887 olarak belirtmişlerse de, yönetim insanın doğuşu ile başlamıştır. Zira yönetimde ilk yazılı kayıtlar: (MÖ. 5000) yılında Sümerler; planlamayı, kontrol ve organizasyonu ilk defa (MÖ. 4000) yılında, Mısırlılar; dürüstlük ve halka ıyı davranmayı (MÖ. 2700) yılında danışman kullanma, dilekçe ile müracaatı (MÖ. 2000) yılında; ücretödemey ise (MÖ. 1800) yılında diğerleri uygulamışlardır.

Bizde ise yönetim biliminin önemi çok yeni anlaşıldığı, idarî sistemlerdeki bozuklukların yönetim bilimindeki boşluklardan kaynaklandığı söylenmektedir. Oysa kültür tarihimizi araştırdığımızda, Bilge Kağan’ ın Orhun Kitabelerine yazdırdığı metinler, o asırda anayasa niteliğinde idi. İslâm tarihine baktığımızda, insan davranışına yön veren

12 ÖĞÜT NİSAN 1989

her emrin bir düstur niteliğinde olduğunu görüyoruz. Ay. rıca Hz. Ali’nin kendi dön__eminde Mısır Valisi’ne yazmış olduğu “Devlet Adamına Oğütler” niteliğindeki mektubu, o dönemin anayasası sayılmaktadır. Mektuptaki bütün maddeler “devlet idaresinde” veya “devlet adamı” diye başlamaktadır. Bu mektubu incelediğimizde, 1900 yıllarından sonra batılı yazarların yazmış olduğu yönetim kitaplarındaki tavsiyelerin, mektuptaki nasihatlere benzediğini görüyoruz. Amerikalı ve Avrupalı yazarlar, yöneticinin dış görünüşünün temiz ve düzenli olmasını, zeki yüksek moralli ve iyi huylu olmasını, yeni gelişmeleri öğrenmeye hevesli astlarını eğitenbilenlere danışan bır İnsan olmasını öğütlemektedirler. Mısır valisine yazılan mektupta, bu hususların daha detaylı olduğunu görüyoruz. Ama her ne hikmetse kendi kültürümüzdeki değerleri tanımadan batılı yazarların peşine düşmek, batılıların söylediğini doğru bulmak; Türk-İslâm kültüründe düstur olmuş konuları batılılar söylediği zaman kabul etmek gibi bir zaafın içindeyiz. Oysa arşivlerimizde ibret alınması gereken bilgileri ihtiva eden çok sayıda kitap mevcuttur.

Hangi bilim alanına girersek girelim, amaca ulaşmak için en seçkin gücün insan unsuru olduğu gerçeği ile karşılaşırız. Ozellikle devlet yönetimi ve eğitim yönetiminde görev alacak yöneticilerin başarıları birçok niteliklere bağlıdır. Bu nitelikleri çeşitli kaynaklardan karşılaştırmalı olarak özetIeyelim:

Gazâli; Yönetimde danışmana değer vermiş, hükümdar ve sultanların bilgin ve âlimlere danışmasını, adil olmasını tavsiye etmiştir. Batılı yazarlardan Taylor da aynı şeyi öğütlemektedir.

Nizamü’I-Mülk; “Siyasetname” adlı eserinde, yöneti. ticinin kapısının halka açık tutulmasını, ders dinlemesini, maiyetini sık sık kontrol etmesini, her kademe yöneticisinin şerefini korumasını, haberleşme hizmetlerine gereğince önem vermesini öğütlemiş, yöneticilerde tesbit edilen müsbet ve menfi davranışları belirtmiştir.

Farabi’nin “El-Medinetü’I-Fazıla” adlı eseri doğrudan yönetime ilişkindir. Farabi eserinde devlet kademelerinde yöneticiliğin önemini ve yöneticilerin niteliklerini belirlemiştir.

İbn-i Haldun; “Muaddime” isimli eserinde devlet yönetiminin mahiyetini, yöneticinin bir devletin zayıflama ve güçlenmesindeki rolünü ve her basamakta yönetim prensiplerini, yönetic’lerin dikkat edeceği hususları, rüşvet ve ticaretin yönetime getirdiği zararları belirtmiş, lider ve grUP ilişkileri ile iigilı konularda açıklamalar getirmiştir.

…Defterdar Sarı Mehmet Paşa; “Devlet Adamına öğütler” adlı eserinde, gerilemekte olan bir devlet orta-mında tesbitler yapmış, başarılı ve başarısız yönetimleri karşılaştırmıştır. Rüşvet ve zulmün zararlarını, iyi bir yöneticiden beklenilen davranışları açıklamış, iyi yöneticinin maiyetine örnek olma durumunda olduğunu ve eğitimdeki görevlerini anlatmış, yönetim kadrolarında görev alacak

ların atanmalarında dikkat edilecek hususları örnekleri ile ele almıştır.

Devlet idaresi ve yönetim alanlarında yazılmış bu eski

kitaplarda hükümdar ve yöneticilere verilen öğütler başlıca altı grupta özetlenebilir:

□Akıllı Davranınız :
Süeyman,Eflatun.Konfüçyüs. Sokrat ve Taylor yönetimde aklın ve akıllı adamların birinci derecede etkin olduğunu belirtmişlerdir.

□ İyi davrannız: Konfüçyüs,Leotse, Mayo, Gazâli ,İbn-i Haldun iyiliği akla paralel görmüşler ve yönetimi politika ve ahlâk karışımı bir temele oturtmayı uygun bulmuşlardır.

□ Cesur Olunuz: Hint yönetim felsefesini aksettiren Mahabhrata’da, Machiavelli’nin ”Prens” vo Taylor’un “The Statesman” adlı eserlerinde cesaret. yönetimin en önemli unsuru olarak ele alınmıştır. Cesaretin yönetimdeki önemini İbn-i Haldun ve Gazali de belirtmiştir.

□ Anlaşınız: Aristo, Nizamü’l-Mülk, en kuvvetli hükümdar ve yöneticilerin bile olumlu davranmak ve karşı gruplarla anlaşmak zorunda olduklarını anlatmışlardır.

□ Esnek Olunuz: Varılmak istenen amaca uygun her aracı kullanmayı öğütleyen yazarlar; Aristo, Kamuya, Machiavelli, Taylor, Follet ve Gazâli’dir.

□ Danışınız: Farabi, Gazâli, Nizamü’I-Mülk. Machiavelli, Castiglione ve Fayol, danışmanın yöneticilef ve maiyeti için kaçınılmaz olduğunu belirtmişlerdir. Ancak Hintli bir düşünürün fikrince danışman, karar vermekten çok, kara’rı uygulamak için gereklidir. Castiglione’a göre, danışmanın etkisi, danışılanın çekinmeden doğruyu söyIeyebilmesine bağlıdır.

Yöneticinin Uymaya Çalışacağı Prensipler

Önceki bölümlerde de belirtildiği gibi, yöneticinin başarılı olması için bütün yazarlar aynı tavsiyelerde bulunmaktadırlar. Hz. Ali’nin Mısır Valisi Melik b. eI-Haris el-Ester’e gönderdiği emirnamede devlet yönetiminde önemli kavram ve esaslar, veciz bir şekilde iiade edilmektedir:

•Gelip geçici heveslerin esiri olmadan herşeyi iyilikle halletmeye çalışınız.
•Yönetilen kişilere sevgi göstererek, onlara merhametli davranınız. Ulaşılması güç bir makam olmayınız. ınsanları, hataları ve kusurları ile kabul ederek onlari eğitiniz.

•Alçakgönüllü ve ölçülü oiunuz. Gösterilen teveccüh ve aftan pişmanlık duymayınız. Cezalandırılmaiarda sevinmeyiniz. Suçlunun en yakınınız olması durumunda bile yasayı uygulamaktan korkmayınız.

•Sorumluluğunu taşıdığınız kişilere adil ve eşit davranınız.

•iş akışlarında takip edilecek prensip ve kurallardan herkesin memnun olmasını sağlayınız.

•İcraatı ilgili yasalara uygun olarak yapınız.

•İnsanların ayıplarını araştırma yerine, onları sır gibi sakIayımz; düzeltilebilecek hataları düzeltiniz.

• Kindar olmayınız. Açıklık kazanmayan konuları deşmek yerine anlamamış görününüz.

• Gıybet ve gammazlık yapanların etkisinde kalmayınız; gerçekleri görmeye çalışınız.

• Cimri, korkak, ihtiraslı ve kıskanç tabiatlı kişilere ve ehil olmayanlara yetki devri yapmayınız. Haksızın yanında olmayan, suçlulara arka çıkmayan kişilerle meşvereti kesmeyiniz, onlarla işbirliği yapınız. . Gerçekler acı da olsa, söyleyebilen cesaretli kişilerden uzaklaşmayınız.

• İnsanlara eşit davranınız ve iyi ahlâk sahibi olanlarla, zararlı olacakları aynı potada değerlendirmeyiniz.

• İyi niyette örnek olunuz.

• Çevrenin güvenini kazanınız.

• Toplumun gelenek ve adetlerinden uzaklaşmayınız.

• ilmine güvenilen kişilere danışınız.

• Her hizmeti vazife ve sorumluluk sınırları ile değerlendiriniz.

• Dürüst ve sabırlı olunuz.

• İltifat ve iütufları, yerinde ve layık olanlara karşı yapınız.

• Ceza ve ödülü yerinde ve zamanında kullanınız.

• Hizmetler arasında tercih yapmayınız. Mesleğin küçüklüğü karşısında tavır değiştirmeyiniz.

• Çıkar peşinde olanlara geçici de olsa, görev tevdiinde bulunmayınız.

• Maiyeti kontrol etmeyi ve denetlemeyi ihmal etmeyiniz; verilen bir işi takip ediniz.

• Sıkıntılı ve problemli olanlara sıkıntılarını gidermede yardımcı olunuz.

• Hataları anında görüp gidermeye çalışınız.

• İstismarcı ve yasalara uymayanlara taviz vermeyiniz.

• Hoşgörü, merhamet ve sevgi gibi duyguları gerektiği yerde ve zamanında gösteriniz.

• İşlerin önemlilerini yaparken önemsiz görünenleri ihmal etmeyiniz.

• Yapılan görevin devlete hizmet olduğunu unutmayınız.

• Maiyete karşı yanlışlıkları ve bilinmeyenleri bizzat yaparak gösteriniz.

• İşleri gününde bitirmeyi unutmayınız.

• Emir ve kurallara uymada örnek olunuz.

• Sözünüzde durunuz, vaadleri yerine getiriniz, yerine getirilemeyecek vaadlerde bulunmayınız.

• Sabırlı ve metanetli olunuz, her zaman ılımlı ve ortayı bulunuz.

Yöneticinin Kaçinacağı Hususlar

● Kendini beğenmek, kibirli ve gururlu olmak.

● Yüzüne karşı övülmeyi istemek.

‘● Yapılan iyiliği başa kakmak.

● İşleri olduğundan daha mübalağalı göstermek.

● Sözünden dönmek.

● Olaylara şu veya bu sebeple taviz vermek.

● Kalabalık gruplarda belli kişilere zamanı fazla ayırmak.

● Hata ve suç karşısında tekerrür halinde kesin tavır koymamak.

● Kontrol yapmamak.
● Öfkelenmek.
● Duygusal olmak, zaaflarda bulunmak.
● Gelişigüzel yerlerde, ulu-orta, olur-olmaz konuşmak.İhtiyacımız olan bilgileri kendimize uzaklarda arayacağımıza, yakınımızda kendi geçmişimizdeki örneklerde aramak daha yerinde olacaktır. Arşivlerimizdeki eserleri inceleme, onlardan yerinde ve zamanında faydalanmakla Batı taklidinden de kurtulmuş olacağız. Zira Batı’nın yeni buldum zannettiği birçok bilgiler 14 asır önce Kur’ân’da vardı. Yönetim ve sosyal alanda uygulanan birçok teoriler İslâm medeniyetinde uygulanıyor, Hadis ve Fıkıh ilimlerinde yer alıyordu. Ama bunlar bize cazip gelmiyor da, bir yabancı aynı bilgileri başka kelimelerle anlatınca cazip geliyor. Kendimizi ne zaman tanıyacak ve kendimize ne zaman döneceğiz?.□

ÖĞÜT NİSAN TÜRK 1989 Sayfa : 13

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla